Yapay Zekâ Medya Sektöründe Fırsatlar ve Riskler

İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve İstanbul Ticaret Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan “Medya ve İletişim Sektöründe Yapay Zekâ” adlı rapor, kamuoyuna sunuldu. Bu araştırma, sektörde yapay zekâ kullanımının hızla artmakta olduğunu, bununla birlikte etik ve stratejik risklerin de büyüdüğünü gözler önüne serdi.
İSTANBUL (Gazete Bursa) – İstanbul Ticaret Odası ile İstanbul Ticaret Üniversitesi tarafından oluşturulan “Medya ve İletişim Sektöründe Yapay Zekâ: Fırsatlar ve Tehditler Ekseninde Bir Alan Araştırması” başlıklı raporun tanıtım etkinliği yapıldı.
Etkinlik, Eminönü’ndeki Ahi Çelebi Kampüsü Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi ve sektörden temsilciler, akademisyenler ile meslek komitesi üyeleri katıldı. Toplantıda konuşan İTO Yönetim Kurulu Üyesi Münir Üstün, yapay zekânın medya ve iletişim alanında içerik üretiminden veri analizine kadar pek çok süreci dönüştürdüğünü belirtti. Üstün, hazırlanan raporun sektör açısından yol gösterici bir kaynak olduğunu ifade etti.
İTO Bilgi, İletişim ve Medya Meslek Komitesi Başkanı Emel Rima Erdemir Gürgen ise yapay zekâ kullanımının hızla yaygınlaştığını vurgulayarak, bu süreçte etik değerlerin korunmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi. Gürgen, sektör çalışanlarının büyük bir kısmının yapay zekâ araçlarını aktif bir şekilde kullandığını, bununla birlikte yeni becerilerin edinilmesinin kaçınılmaz hale geldiğini belirtti.
YAPAY ZEKÂ KULLANIMI HIZLA ARTIYOR
Araştırma sonuçlarına göre, medya ve iletişim sektöründe yapay zekâ kullanımı oldukça yaygın. Katılımcıların yüzde 85,2’si ChatGPT, yüzde 53,5’i ise Gemini gibi araçları aktif olarak kullanıyor. Yapay zekâ, en çok içerik üretimi (yüzde 69,9), veri analizi, raporlama ve sosyal medya yönetiminde tercih ediliyor.
Katılımcıların yüzde 62’si, yapay zekânın önümüzdeki 5 yıl içerisinde sektörü olumlu yönde etkileyeceğini öngörürken, yüzde 58,3’ü yeni dönemde rekabet edebilmek için yeni beceriler edinmek zorunda olduklarını ifade etti.

VERİMLİLİK ARTIYOR, RİSKLER BÜYÜYOR
Rapor, yapay zekânın sağladığı verimlilik artışı (yüzde 54,6) ve maliyet avantajı (yüzde 51,5) gibi önemli fırsatların yanı sıra ciddi risklerin de mevcut olduğunu ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 62’si, üretkenlik kaybı riskine dikkat çekerken, bilgi güvenliği (yüzde 51,5), insan etkisinin azalması (yüzde 37,4), telif sorunları (yüzde 36,8) ve algoritmik önyargılar (yüzde 30,7) gibi diğer riskler de öne çıkıyor.

Araştırma, sektörde yapay zekâ yatırımlarına yönelik yüksek bir ilginin olduğunu ancak stratejik belirsizliklerin devam ettiğini gösteriyor. Katılımcıların yüzde 42,9’u önümüzdeki 12 ay içinde yapay zekâya yatırım yapmayı düşünürken, yüzde 40,5’i ise henüz kararsız olduklarını belirtti.
Bu durum, kurumların yapay zekâyı stratejik planlarına tam anlamıyla entegre etme konusunda zorluklar yaşadığını gösteriyor.
YENİ MESLEKLER VE HİBRİT YETKİNLİKLER ÖNE ÇIKIYOR
Araştırma, yapay zekânın sektörde yeni mesleklerin ortaya çıkmasına ve mevcut mesleklerin dönüşmesine yol açtığını ortaya koyuyor. Özellikle veri okuryazarlığı, yapay zekâ araçlarını etkin bir şekilde kullanma ve “prompt” yazma gibi becerilerin geleceğin kritik yetkinlikleri arasında yer alacağı belirtiliyor.
Raporu hazırlayan akademik ekipte Rıdvan Şentürk, Gözde Sunal, Dilge Kodak ve Alp Eren Erbay yer aldı. Araştırma, nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma bir modelle gerçekleştirildi.
Araştırma sırasında görüşülen sektör yöneticileri, yapay zekânın artık yalnızca teknik bir araç değil, aynı zamanda bir yönetişim meselesi haline geldiğini vurguladı. Mevcut düzenlemelerin yetersiz olduğuna dikkat çeken katılımcılar, yapay zekâ kullanımının net hukuki ve etik çerçevelerle sınırlandırılması gerektiği konusunda görüş birliği sağladı.
Raporun tamamına ulaşmak için tıklayabilirsiniz






Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın