Türkiye Savunma Sanayisinde Yeni Bir Dönem Başlıyor

Haber MerkeziHaber Merkezi
2 okunma
Türkiye Savunma Sanayisinde Yeni Bir Dönem Başlıyor

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, NATO Savunma Sanayi Forumu’nda yaptığı konuşmada, güçlü bir savunma sanayisinin ittifakın caydırıcılığı açısından kritik bir rol oynadığını belirtti. Türkiye’nin yerli ve millî savunma sanayisinde kaydettiği ilerlemeleri vurgulayan Güler, bu alanda önemli bir seviyeye ulaştığımızı ifade etti.

ANKARA (Gazete Bursa) – 36’ncı NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi çerçevesinde düzenlenen NATO Savunma Sanayi Forumu’nun açılışında konuşan Bakan Güler, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin de forumda yer aldığını hatırlattı. Güler, değişen güvenlik ortamının, güçlü ve sürdürülebilir bir savunma sanayisinin gerekliliğini ortaya koyduğunu ifade etti.

Bakan Güler, ülkelerin egemenliklerini koruyabilmeleri için güçlü bir devlet yapısına, etkin bir diplomasiye, caydırıcı askeri kapasiteye ve sürdürülebilir bir savunma sanayi ekosistemine ihtiyaç duyduğunu belirtti. NATO’nun kolektif savunma anlayışının müttefikler arasındaki dayanışmanın öneminin her zamankinden daha fazla olduğunu vurgulayan Güler, üretim kapasitesi, mühimmat stokları, modernizasyon ve sağlam tedarik zincirlerinin caydırıcılığın temel unsurları arasında yer aldığını ifade etti.

Ukrayna’daki savaşın, mühimmat üretim hızı ve insansız sistemler aracılığıyla hava ve füze savunmasının yanı sıra elektronik harbin önemini gün yüzüne çıkardığını dile getiren Güler, Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelerin ulaştırma güvenliği ve tedarik zincirlerinin savunma planlamasındaki kritik rolünü gösterdiğini belirtti.

“TÜRKİYE DİKKAT ÇEKEN BİR KAPASİTEYE ULAŞTI”

Türkiye’nin son yıllarda yerli ve millî savunma sanayisinde kaydettiği ilerlemeleri aktaran Güler, kara, deniz ve hava platformları ile insansız sistemler, elektronik harp ve hava savunma teknolojileri gibi geniş bir yelpazede güçlü kabiliyetler elde edildiğini ifade etti. Tersanelerde eş zamanlı olarak inşa edilen onlarca askeri gemiye dikkat çeken Güler, Türkiye’nin yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp, müttefiklerine de katkı sunabilen bir üretim kapasitesine sahip olduğunu vurguladı. ALTAY ana muharebe tankının seri üretim sürecinin, kara sistemlerindeki teknolojik seviyenin bir temsili olduğunu belirtti.

“KAAN TÜRKİYE’Yİ YENİ BİR LİGE TAŞIDI”

Millî Muharip Uçak KAAN programına da değinen Güler, bu programın Türkiye’nin yüksek teknolojiye dayalı muharip hava platformları geliştirme yeteneğini yeni bir aşamaya taşıdığını ifade etti.

155 milimetrelik mühimmat üretim kapasitesinin son yıllarda önemli ölçüde artırıldığını belirten Güler, ROKETSAN’ın yeni yatırımlarıyla füze ve mühimmat üretiminin genişletildiğini, ASELSAN ve HAVELSAN’ın radar, elektronik harp, haberleşme, komuta kontrol, yazılım ve yapay zeka destekli sistemlerdeki çalışmalarının savunma sanayisinin niteliksel gelişimine katkı sağladığını söyledi.

NATO’nun savunma harcamalarını GSYH’nin yüzde 5’ine çıkarma hedefini değerlendiren Güler, bunun ittifakın caydırıcılığını artıracak önemli bir adım olduğunu ifade etti. Savaşların başarısının yalnızca mevcut stoklarla değil, aynı zamanda hızlı üretim, hızlı öğrenme ve hızlı uyum sağlama kapasitesiyle mümkün olduğunu vurgulayan Güler, “Kriz ortaya çıktıktan sonra üretim hattı kurmak, tedarik zinciri oluşturmak veya ortak standart geliştirmek çok geç olabilir. Hazırlık bugünden yapılmalıdır.” şeklinde konuştu.

Konuşmasını, “Taahhütleri kabiliyete dönüştürelim, kaynakları üretime dönüştürelim, sanayi gücümüzü caydırıcılığa dönüştürelim.” çağrısıyla tamamlayan Güler, forum kapsamında gerçekleştirilecek temasların ortak projelere ve somut savunma kabiliyetlerine dönüşmesini umduğunu ifade etti.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın

Aşağı kaydırdıkça sonraki haber otomatik yüklenir