Özgür Aras’tan Ayrılığın Sessizliğine Dair Kitap

Haber MerkeziHaber Merkezi
1 okunma
Özgür Aras’tan Ayrılığın Sessizliğine Dair Kitap

İletişim danışmanı Özgür Aras, 14’üncü eseri ‘Artık Üzülmeden Önce Düşüneceğim’ ile ayrılığın ardından yaşanan içsel dönüşümü ele alıyor. Sezen Aksu’nun adıyla anılan ve geliri TOÇEV’e bağışlanacak olan bu kitap vesilesiyle Özgür Aras’a aşkı, ilişkileri, çok yönlü kariyerini ve yeni projelerini sorduk.

İSTANBUL (Gazete Bursa) – Ünlü isimlerin iletişim danışmanı olarak tanınan Özgür Aras, zaman zaman yazar, zaman zaman da gece hayatına yön veren bir işletmeci olarak karşımıza çıkıyor. Şu an gündeminde 14’üncü kitabı ‘Artık Üzülmeden Önce Düşüneceğim’ bulunuyor. Özgür Aras ile yeni kitabı üzerine bir sohbet gerçekleştirdik…

  • Özgür Aras’ın 33 yıllık başarısını bana özetler misin? Senin sırrın ne?

Başarıyı en çok etkileyecek kişilerle sürekli iletişim kurdum. Mevcut durumumun gelecekte değişmeyeceğini asla düşünmedim. Kendimi bir pazarlamacı gibi görerek, yaptıklarımın gelecekteki yansımalarını düşündüm. Her zorluğun içinde zaferin tohumlarını aradım. Yalan söylemekten kaçındım; doğruyu söyleyemediğim zamanlarda ise sustum. Yalan söylemeye başladığım andan itibaren kaybettiklerimi gözlemledim.

Sıra tutmasını kimseden beklemedim; zira sır diye bir şey yok. Duyulmasını istediğim her şeyi fısıldadım, duyuldu. Duyulmasını istemediğim her şey ise içimde kaldı. Mümkün olduğunca az hata yapmaya çalıştım, çünkü tek bir hata bile fark edilebilir. Düşmanlar hayatın bir gerçeği, ancak birkaç tanesi bile fazlası ile yeterli. Öz sezgilerime her zaman kulak verdim çünkü herkesin mantığı kadar doğrular vardır. Kazandığımda da kaybettiğimde de gülümseyerek çevreme yenilmez biri olarak imajımı oluşturmayı başardım. Verdiğim ya da verdiğim sanılan sözleri daima tuttum.

İki numaralı insanlar her zaman dikkatimi çekti. Onların gücünü asla küçümsemedim. Teşekkürlerimi ilettim, iltifat ettim ama beni istismar etmelerine izin vermedim. İşimi kendi seviyemde biriyle rekabet ediyormuş gibi sürdürdüm. Başarı için birçok şey gereklidir ama en önemlisi kendine güven. Ben kendime çok güvendim.

  • Bu kitabı yazma fikri nasıl doğdu?

Ayrılık hakkında herkes konuşuyor, ancak kimse onun ne anlatmak istediğini dinlemiyor. Bu kitabı bir ayrılık anında değil, ayrılığın sessizliğinde yazdım. “Artık Üzülmeden Önce Düşüneceğim” aslında kendime yazdığım, fakat herkesin kendisinden bir şey bulabileceği bir mektup niteliğinde.

  • Bu bir ayrılık kitabı mı?

Hayır, bu bir ayrılık kitabı değil. Bu kitap, ayrılıktan sonra kendini kaybetmemek üzerine yazılmıştır. Ayrılık bir olaydır, fakat sonrası bir süreçtir. Ben o süreci anlatmaya çalıştım.

  • İsmini de Sezen Aksu koymuş, bu isme nasıl karar verdiniz?

Kitapları yazarken aklıma gelen isimleri sürekli not alırım. Bu kitabın ilk adı yayın evine gönderdiğimde ‘Sevgili Ayrılık’tı. Kitabı gönderdikten sonra Sezen Aksu’ya bir kopyasını yolladım. Sonrasında yayın evimle isim üzerinde konuşurken pek çok alternatif ortaya çıktı. Fikrini almak için Sezen Hanım’a sordum ve bana ‘Artık Üzülmeden Önce Düşüneceğim’ dedi. Hepimiz bu isme bayıldık. Böylece kitabın adı da kesinleşmiş oldu. Benim için de hayatım boyunca unutmayacağım harika bir anı olarak kaldı.

  • Ayrılık insanı neden bu kadar sarsıyor?

Çünkü ayrılıkta yalnızca birini kaybetmeyiz; hayal ettiğimiz geleceği ve kendimize anlattığımız hikâyeyi de kaybederiz. İnsan en çok buna yas tutar.

  • Ayrılıkta insanın gerçek yüzü ortaya çıkar diyorsunuz, neden?

Çünkü mutluyken herkes iyidir. Ancak ayrılıkta insan ya incitir ya da olgunlaşır. O an verdiğimiz tepkiler, kim olduğumuzu gösterir.

  • Çivi çiviyi söker mi?

Bazen söker ama izi kalır. Yeni bir ilişkiyle eski bir acıyı kapatmaya çalışmak, iyileşmek değil, ertelemektir.

  • Affetmek neden bu kadar zor?

Başkalarını affederken güçlü hissederiz, fakat kendimizi affederken suçluluğumuzla yüzleşiriz. Bu nedenle, kendimizi affetmek en büyük cesareti gerektirir.

  • Acıya tutunmak diye bir şey gerçekten var mı?

Evet, bazı insanlar acıyla var olur. O acıyı bıraktıklarında boşlukta kalacaklarını düşünürler. Oysaki acı kimlik değildir, sadece bir duraktır.

  • Aşka yeniden inanmak mümkün mü?

Aşka değil, öncelikle kendine inanmak gerekir. Kendine güvenen insan aşktan korkmaz.

  • Her veda gerçekten yeni bir başlangıç mı?

Evet, ama her başlangıç aynı yerden olmaz. Bir şeyler eksik, bir şeyler daha bilge olur. Bu nedenle her başlangıç farklıdır.

  • Bu kitabı kimler okumalı?

Ayrılık yaşayanlar değil, ayrılıktan sonra kendini kaybetmek istemeyenler için yazılmıştır.

  • Tek bir cümleyle “Artık Üzülmeden Önce Düşüneceğim” ne anlatıyor?

Ayrılık bir son değil, insanın kendine söylediği en dürüst cümledir.

  • Bu kitap kişisel bir ayrılığın ürünü mü?

Bu eser, tek bir ayrılığın değil, ayrılığın insanlarda bıraktığı ortak izlerin sonucudur. Kendi hikayelerimde çokça iz olsa da, kitap bireysel bir hikaye anlatmıyor; evrensel bir duyguyu ele alıyor.

  • Kendini ilişki uzmanı gibi mi konumlandırıyorsun?

Ben bir uzmanlık iddiasında değilim. Öğretmiyorum, sadece eşlik ediyorum. Bu kitap, ‘böyle yap’ diyen değil, ‘yalnız değilsin’ diyen bir kitap.

  • Piyasada çok fazla ilişki kitabı yok mu?

Evet, ama çoğu ilişkiyi anlatıyor, ayrılığı değil. Ayrılığı ele alanlar genellikle romantize ediyor veya yargılıyor. Ben, ayrılığın içinden geçmeyi sakin bir dille anlatmayı hedefledim.

  • Ayrılığı bu kadar normalleştirmek, insanları vazgeçmeye teşvik etmez mi?

Ayrılığı normalleştirmek, vazgeçm

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın

Aşağı kaydırdıkça sonraki haber otomatik yüklenir