Jeotermal Projeler Çevreyi Tehdit Ediyor!

Haber MerkeziHaber Merkezi
2 okunma
Jeotermal Projeler Çevreyi Tehdit Ediyor!

ESÇEVDER Başkanı Sadık Yurtman, Eskişehir’in Mahmudiye, Sarıcakaya ve Odunpazarı ilçelerinde planlanan JES ve sondaj projelerinin çevre, tarım ve su kaynakları açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekti. Yurtman, bu projelerin bağımsız bilimsel değerlendirmelerle yeniden ele alınması çağrısında bulundu.

ESKİŞEHİR (Gazete Bursa) – Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği (ESÇEVDER) Başkanı Sadık Yurtman, il genelinde planlanan jeotermal enerji santrali (JES) ve sondaj projelerine yönelik açıklamalarda bulundu. Yurtman, bu projelerin çevresel risklerini vurgulayarak, bağımsız bilimsel değerlendirmelere ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Mahmudiye ilçesindeki Fahriye Mahallesi ve Sarıcakaya ilçesine ait Düzköy, Laçin ve Beyköy mahallelerinde yürütülen jeotermal enerji santrali projeleri için Eskişehir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildiğini belirten Yurtman, ayrıca Odunpazarı ilçesinin Ağapınar ve Eşenkara mahallelerindeki jeotermal sondaj kuyuları için ise ÇED sürecinin devam ettiğini kaydetti.

Dernek olarak kamuoyunu projelerin potansiyel etkileri konusunda bilgilendirmeyi hedeflediklerini dile getiren Yurtman, jeotermal enerji yatırımlarının “yeşil enerji” olarak tanıtılmasına rağmen, denetimsiz uygulamaların çevre üzerinde büyük tahribatlara yol açabileceğini savundu.

“AYDIN’DAKİ ÖRNEKLER UYARI NİTELİĞİNDE”

Açıklamalarında, Aydın ve Büyük Menderes Havzası’ndaki jeotermal faaliyetlerin çevresel etkilerine de dikkat çekildi. Yurtman, hidrojen sülfür gazı salınımının hava kalitesini olumsuz etkilediğini, ağır metallerin su kaynaklarına karışmasının ise tarım alanları ve insan sağlığı için risk oluşturduğunu ileri sürdü.

Jeotermal akışkanların yeterli önlemler alınmadan doğaya bırakılması durumunda bor, arsenik ve cıva gibi ağır metallerin su kaynaklarını kirletebileceğini belirten Yurtman, bu durumun tarım arazilerinde verim kaybına ve toprakların zamanla çoraklaşmasına yol açabileceğini ifade etti.

Sondaj faaliyetleri esnasında meydana gelebilecek kontrolsüz kuyu püskürmelerinin de çevre açısından önemli bir tehdit oluşturduğunu aktaran Yurtman, bu tür olayların sıcak ve ağır metal içeren akışkanların tarım arazilerine yayılmasına sebep olabileceğini vurguladı. Ayrıca, yer altı su kaynaklarının sondaj kuyularındaki olası teknik sorunlar nedeniyle kirlenme riski ile karşı karşıya olduğunu belirtti. Temiz içme suyu rezervlerinin korunmasının önemine de dikkat çekti.

“KÜMÜLATİF ETKİ DEĞERLENDİRMESİ YAPILMALI”

Jeotermal tesislerden çıkan sıcak su buharının yerel iklim üzerinde de etkiler yaratabileceğini öne süren Yurtman, artan nemin tarımsal hastalıkları tetikleyebileceğini ve bölgedeki doğal yaşamı olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi.

ESÇEVDER olarak tüm jeotermal projelerin yalnızca bireysel değil, aynı zamanda bölgesel ve kümülatif etkileri ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yurtman, bağımsız bilim insanlarının hazırlayacağı raporların esas alınmasını talep etti.

Yurtman, açıklamasını, “Doğanın geri dönüşü yoktur. Toprağımıza, suyumuza ve geleceğimize sahip çıkalım.” mesajı ile sonlandırdı.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın

Aşağı kaydırdıkça sonraki haber otomatik yüklenir