FETÖ İtirafçısı Enis Uludemir’den Dikkat Çeken İddialar: “ByLock’ta ‘Eczacı’ Kod Adı, CHP Yapılanması, Para Trafiği ve Sürat Kargo”

FETÖ İtirafçısı Enis Uludemir’den Dikkat Çeken İddialar: “ByLock’ta ‘Eczacı’ Kod Adı, CHP Yapılanması, Para Trafiği ve Sürat Kargo”
Gazeteci Nuray Başaran’ın programına konuk olan FETÖ itirafçısı Enis Uludemir, örgütün siyasi yapılanması, CHP içerisindeki kadrolaşma iddiaları, ByLock yazışmaları, uluslararası para trafiği ve lojistik ağına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Uludemir, yıllar önce devlet makamlarına verdiğini söylediği ifade ve belgelerin bugün yürütülen soruşturmalar kapsamında yeniden değerlendirildiğini öne sürdü.
“ByLock yazışmalarında Özgür Özel ‘Eczacı’ kod adıyla geçiyordu”
Programın en dikkat çeken bölümlerinden birinde Enis Uludemir, FETÖ içerisinde hazırlanan listelerde ve ByLock yazışmalarında Özgür Özel’in “Eczacı” kod adıyla yer aldığını iddia etti.
Uludemir, örgüt içerisinde siyasi isimlerin gerçek isimleri yerine meslekleri veya kod adlarıyla kayıt altına alındığını öne sürerek, Özgür Özel’in de bu nedenle “Eczacı” olarak geçtiğini savundu.
“Ben listeyi hazırlarken bana ‘Ne iş yapıyor?’ diye soruldu. Ben de ‘Eczacı’ dedim. Örgüt içerisinde kodlama bu şekilde yapılıyordu.” diyen Uludemir, bu bilgilerin yıllar önce devlet makamlarına verdiği ifadelerde de yer aldığını iddia etti.
“CHP’ye monte edilen isimler tek tek belirlendi”
Uludemir, 2008 yılında FETÖ’nün siyasi partilere yönelik kapsamlı bir kadrolaşma planını devreye soktuğunu öne sürerek, CHP’ye yerleştirilecek isimlerin önceden belirlendiğini iddia etti.
Örgütün farklı meslek gruplarından kişileri siyasete yönlendirdiğini savunan Uludemir, belediye meclis üyeliklerinden il ve ilçe teşkilatlarına kadar geniş bir yapılanma kurulduğunu öne sürdü.
“Ferdi Zeyrek ve Bülent Arınç’ın kayınbiraderi de o grubun içindeydi”
Uludemir, CHP’ye toplu katılım organizasyonlarından birinde yaklaşık 250 kişilik bir grubun partiye üye yapıldığını iddia etti.
Bu grubun içerisinde daha sonra Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı olan Ferdi Zeyrek’in de bulunduğunu öne süren Uludemir, Bülent Arınç’ın kayınbiraderinin de aynı organizasyonda yer aldığını iddia etti.
Uludemir’e göre amaç, parti içerisinde zamanla etkili olacak yeni bir kadro oluşturmaktı.
“Bankaları kullanamayınca bana para taşımayı teklif ettiler”
Nuray Başaran’ın para trafiğine ilişkin soruları üzerine konuşan Uludemir, örgütün bir dönem bankacılık sistemi üzerinden hareket ettiğini ancak daha sonra farklı yöntemler geliştirdiğini iddia etti.
2008 yılında Bursa’dan Polonya’ya ihracat taşımacılığı yaptığını anlatan Uludemir, Polonya’ya gidecek 40’lık konteynerin yarısını para taşımak amacıyla kullanmasının teklif edildiğini öne sürdü.
Uludemir, “Bana geldiler ve ‘Konteynerin yarısını kullanacağız, içine para koyacağız.’ dediler.” ifadelerini kullandı.
Bu teklifi kabul ettiğini söyleyen Uludemir, karşılığında yaklaşık 28 gün boyunca Alanya Limanı üzerinden ücretsiz mazot desteği sağlandığını da iddia etti.
“Bu görüşmelerin kayıtları soruşturma dosyasında”
Uludemir, para taşınmasına ilişkin yaptığı görüşmelerin kayıt altına alındığını ve bu kayıtların bugün yürütülen soruşturma dosyasında bulunduğunu ileri sürdü.
Mazot desteğine ilişkin resmi kayıt bulunmadığını ancak görüşme kayıtlarının devlet makamlarına teslim edildiğini söyleyen Uludemir, dosya derinleştikçe bunların da ortaya çıkacağını savundu.
“Sürat Kargo örgütün lojistik ağının parçasıydı” iddiası
Programın en dikkat çeken başlıklarından biri de Sürat Kargo ile ilgili açıklamalar oldu.
Uludemir, 2008-2009 yıllarında lojistik sektöründe faaliyet göstermek amacıyla Sürat Kargo’nun bayiliğini almak istediğini anlattı.
Ancak yaptığı araştırmalar sonucunda şirketin, iddiasına göre örgütün lojistik yapılanmasında önemli rol oynadığını öne sürdü.
Uludemir, örgütün;
- Yurt dışına para transferlerini,
- Silah sevkiyatlarını,
- Uyuşturucu trafiğini,
- Diğer yasa dışı lojistik faaliyetlerini
Sürat Kargo üzerinden organize ettiğini iddia etti.
Örgütün yıllarca mafya ve farklı yasa dışı yapılarla birlikte hareket ettiğini de ileri süren Uludemir, bu ilişkilerin finansman amacıyla kurulduğunu savundu.
“15 Temmuz’dan önce kimse bana inanmadı”
Uludemir, yıllar önce bu iddiaları çevresindeki insanlarla paylaştığını ancak kimsenin kendisine inanmadığını söyledi.
“Belgeleri gösterdiğimde bana ‘Fethullah Hoca böyle şey yapmaz’ dediler. 15 Temmuz’dan sonra aynı insanlar gelip ‘O belgeleri bize de göster.’ demeye başladı.” ifadelerini kullanan Uludemir, yıllar önce verdiği bilgi ve belgelerin bugün soruşturmalarda yeniden değerlendirildiğini iddia etti.
Akın Gürlek Vurgusu: “Gerçekler Belgelerle Ortaya Çıkacak”
Programın sonunda yürütülen soruşturmaya da değinen Uludemir, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Akın Gürlek’in dosya üzerindeki çalışmalarına dikkat çekti.
Uludemir, “İnşallah Sayın Savcımız Akın Gürlek dosyanın üzerine gittikçe, belgeler ve deliller geldikçe gerçekler ortaya çıkacak.” ifadelerini kullanarak, yıllar önce verdiğini söylediği ifade ve belgelerin bugün soruşturmanın önemli parçalarından biri olduğunu öne sürdü.






Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın