FETÖ İtirafçısı Enis Uludemir’den Çok Konuşulacak İddialar: “CHP’nin Dizaynı 2008’de Başladı!”

SSANEM DEMİRLEK
2 okunma
FETÖ İtirafçısı Enis Uludemir’den Çok Konuşulacak İddialar: “CHP’nin Dizaynı 2008’de Başladı!”

Nuray Başaran’ın Programında FETÖ İtirafçısı Enis Uludemir’den Çok Konuşulacak İddialar: “CHP’nin Dizaynı 2008’de Başladı, Belediyeler Üzerinden Finans Ağı Kuruldu”

Gazeteci Nuray Başaran’ın programına konuk olan FETÖ itirafçısı Enis Uludemir, FETÖ’nün siyasi yapılanmasına ilişkin çok çarpıcı iddialarda bulundu. Uludemir, örgütün 2008 yılından itibaren siyasi partiler, belediyeler, meslek odaları, vakıflar, dernekler ve ticaret yapıları üzerinden sistemli bir kadrolaşma planı yürüttüğünü öne sürdü.

Programda özellikle CHP üzerinden değerlendirmelerde bulunan Uludemir, 2008 ve 2009 yıllarının kritik olduğunu belirterek, bu dönemde partiye katılan bazı isimlerin daha sonra belediye başkanı, milletvekili ve üst düzey siyasi aktörlere dönüştüğünü iddia etti.

Uludemir, bu süreçte Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu, Özgür Karabat, Murat Emir ve Onursal Adıgüzel gibi isimlerin aynı dönemlerde siyasete girmesinin tesadüf olmadığını savundu.

“2008’de Siyasi Partilere Sızma Talimatı Verildi”

Enis Uludemir, FETÖ’nün 2008 yılında siyasi yapılanmaya özel bir önem verdiğini iddia etti.

Uludemir’in anlatımına göre örgüt içerisinde yapılan mahrem toplantılarda, Fethullah Gülen’in konuşmasının yer aldığı videolar izletildi. Bu videolarda örgüt mensuplarına, yalnızca devlet kurumlarında değil, siyasi partilerde, belediyelerde, meslek odalarında, vakıflarda, derneklerde, ticaret odalarında ve kooperatiflerde de etkinlik kurulması yönünde talimat verildiği öne sürüldü.

Uludemir, bu dönemde örgütün hedefinin “ülkenin kılcal damarlarına kadar sızmak” olduğunu ifade etti.

“CHP’nin İçine Sistemli Şekilde İsimler Yerleştirildi”

Programda Uludemir, CHP’ye yönelik özel bir yapılanma yürütüldüğünü iddia etti.

Uludemir’e göre 2008 ve 2009 yıllarında CHP’ye katılan bazı isimler, örgütün siyasi planlaması kapsamında öne çıkarıldı. Bu isimlerin ilerleyen yıllarda belediyelerde, Meclis’te ve parti yönetiminde etkili noktalara geldiğini savunan Uludemir, bunun sıradan bir siyasi yükseliş olmadığını öne sürdü.

Uludemir, özellikle Manisa yapılanması üzerinden Özgür Özel’in siyasi yükselişine dikkat çekti.

“Özgür Özel’in Kod Adı Eczacıydı”

Uludemir, Özgür Özel’in örgüt içerisindeki listelerde “Eczacı” kod adıyla geçtiğini iddia etti.

Bu kod adının Özel’in mesleğinden kaynaklandığını söyleyen Uludemir, listeyi kendisinin hazırladığını ve kendisine verilen bilgi doğrultusunda Özel’in adının yanına “eczacı” notunu düştüğünü belirtti.

Uludemir, örgüte ait olduğunu iddia ettiği bazı yazışmalarda da “Eczacı” ifadesinin geçtiğini öne sürdü.

“Özgür Özel’in CHP Geçmişi Yoktu”

Uludemir, Özgür Özel’in CHP’de gençlik kollarından ya da teşkilat içinden gelen bir isim olmadığını iddia etti.

Manisa’da o dönem CHP için yıllarca emek vermiş çok sayıda isim varken Özel’in doğrudan belediye başkan adaylığı sürecinde öne çıkarıldığını savunan Uludemir, “Özgür Özel’in CHP’ye girişi tesadüf değildi” değerlendirmesinde bulundu.

Uludemir, Özel’in o dönemde Manisa teşkilatında tanınan bir isim olmadığını ve kamuoyundaki bilinirliğinin daha sonra medya ve finans desteğiyle artırıldığını iddia etti.

“Örgüt Tarafından Finans ve PR Desteği Sağlandı”

Programda Uludemir, Özgür Özel’in siyasi tanınırlığının artırılması için ciddi bir finans ve tanıtım desteği sağlandığını öne sürdü.

İddiaya göre, örgüte yakın medya organları üzerinden Özel’in görünürlüğü artırıldı. Tanıtım çalışmaları, haberler ve PR faaliyetleriyle Özel’in Manisa’da ve CHP içinde öne çıkması sağlandı.

Uludemir, bu desteğin sıradan bir siyasi çalışma olmadığını, örgütün siyasi kadrolaşma planının parçası olduğunu savundu.

“Sümerbank Süreci Özgür Özel’in Önünü Açtı”

Uludemir, Manisa’da geçmişte yaşanan Sümerbank sürecinin de Özgür Özel’in siyasi kariyerinde önemli rol oynadığını iddia etti.

Programda, Manisa’da belediye seçimleri öncesinde bazı yolsuzluk iddiaları ve siyasi operasyonların gündeme getirildiğini söyleyen Uludemir, bu sürecin AK Parti’nin belediyeyi kazanmasını engellemeye dönük bir hamle olduğunu savundu.

Uludemir’e göre bu atmosfer, Özgür Özel’in ilerleyen dönemde milletvekilliğine hazırlanmasının önünü açtı.

“250 Kişilik Toplu Katılım Organizasyonu Yapıldı”

Uludemir, CHP içinde etki alanı oluşturmak için yaklaşık 250 kişilik bir toplu katılım organizasyonu düzenlendiğini iddia etti.

Bu grubun içinde daha sonra kamuoyunun tanıdığı bazı isimlerin de bulunduğunu söyleyen Uludemir, merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ve Bülent Arınç’ın kayınbiraderi olduğu öne sürülen isimlerin de bu süreçte CHP’ye dahil edildiğini iddia etti.

“Ferdi Zeyrek ve Bülent Arınç’ın Kayınbiraderi de Bu İsimler Arasındaydı”

Uludemir, CHP’ye monte edildiğini iddia ettiği isimler arasında Ferdi Zeyrek ve Bülent Arınç’ın kayınbiraderi olarak bahsettiği Ziya Tay’ın da bulunduğunu öne sürdü.

Ziya Tay’ın FETÖ’den yargılandığını ve ceza aldığını iddia eden Uludemir, bu ismin CHP içine yerleştirilen yapılardan biri olduğunu savundu.

Uludemir, Anadolu’da bu tür akrabalık ilişkileri için “yandan bacanak” veya “yandan kayınço” gibi ifadeler kullanıldığını belirterek, Ziya Tay ile Bülent Arınç arasındaki ilişkinin araştırılması gerektiğini söyledi.

“Ferdi Zeyrek Benden Video Çekmemi İstedi”

Programda en dikkat çeken iddialardan biri de merhum Ferdi Zeyrek hakkında oldu.

Uludemir, Ferdi Zeyrek’in kendisiyle görüştüğünü ve Özgür Özel’in FETÖ ile bağlantısı olmadığı yönünde bir video çekmesini istediğini iddia etti.

Bu teklif karşılığında kızına belediyede iş verilmesinin gündeme getirildiğini öne süren Uludemir, teklifi kabul etmediğini söyledi.

“Ofiste İki Çanta Para Gördüm”

Uludemir, Ferdi Zeyrek ile yaptığı bir görüşmede iki siyah çanta dolusu para gördüğünü iddia etti.

Paraların seçim çalışmaları için getirildiğinin söylendiğini öne süren Uludemir, o dönemde belediyeyi kazanacaklarından çok emin konuşulduğunu belirtti.

Uludemir, bu olayın ardından baskı ve tehdit gördüğünü de iddia etti.

“Tehdit Edildim, Çocuklarım İçin Yurt Dışına Çıktım”

Uludemir, üçüncü görüşmede kendisine yönelik tehditler yapıldığını öne sürdü.

Çocuklarına zarar gelebileceği yönünde imalarda bulunulduğunu iddia eden Uludemir, bunun üzerine güvenlik gerekçesiyle yurt dışına çıktığını söyledi.

“Ferdi Zeyrek’in Ölümüne İlişkin Şüphelerim Var”

Uludemir, programda Ferdi Zeyrek’in ölümüne ilişkin kişisel şüphelerini de dile getirdi.

Elinde belge olmadığını özellikle belirten Uludemir, yaşanan olayın kendisine doğal bir kaza gibi gelmediğini ifade etti.

“Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel’den Daha Kıdemli”

Uludemir, FETÖ yapılanması içinde Ekrem İmamoğlu’nun Özgür Özel’den daha kıdemli olduğunu da iddia etti.

Bu iddiasını İmamoğlu ailesinin geçmişte FETÖ okullarıyla ilişkili olduğu yönündeki değerlendirmelere dayandıran Uludemir, Ekrem İmamoğlu hakkında doğrudan kendi elinde belge olmadığını ancak bazı duyumlar aldığını söyledi.

“Ekrem İmamoğlu’nun AK Parti’ye Girişi Engellendi”

Programda dikkat çeken bir başka iddia ise Ekrem İmamoğlu’nun geçmişte AK Parti’ye katılmak istediği ancak kabul edilmediği yönünde oldu.

Uludemir, bu sürecin örgüt içinde de konuşulduğunu belirterek, İmamoğlu’nun AK Parti’den belediye başkanı olması durumunda Türkiye’nin çok farklı bir tabloyla karşı karşıya kalabileceğini söyledi.

“CHP’li Belediyelere FETÖ Bağlantılı İsimler Yerleştirildi”

Uludemir, 2016 sonrasında FETÖ’nün devlet içerisindeki birçok kaynağını kaybettiğini, buna karşılık belediyeler üzerinden yeni bir finans ve kadrolaşma ağı kurduğunu iddia etti.

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu çevresindeki bazı isimlerin belediyelere FETÖ bağlantılı kişileri yerleştirdiğini öne süren Uludemir, belediye başkan yardımcıları ve kritik görevlere getirilen bu kişiler üzerinden örgüte finans sağlandığını savundu.

“Belediyeler Üzerinden Para Toplandı”

Uludemir, FETÖ’nün 15 Temmuz sonrasında finans kaynaklarını belediyeler, iş insanları ve yurt dışı bağlantılar üzerinden yeniden oluşturduğunu iddia etti.

İddiaya göre belediyeler üzerinden toplanan paralar, iş insanlarından alınan destekler ve çeşitli organizasyonlarla oluşturulan fonlar yurt dışına aktarıldı.

“Soğuk Cüzdan, Malta, Almanya, İngiltere ve Polonya Hattı”

Uludemir, örgütün finans trafiğinde kripto para sistemleri ve “soğuk cüzdan” yönteminin kullanıldığını öne sürdü.

Malta, Almanya, İngiltere, Polonya ve Kuzey Kıbrıs üzerinden para hareketleri yapıldığını iddia eden Uludemir, bu konuda bilgi ve belgeleri savcılığa teslim ettiğini söyledi.

Uludemir ayrıca Malta’da banka yapılanması kurulduğunu ve bu hat üzerinden para trafiğinin sürdürüldüğünü iddia etti.

“Polonya’ya Para Taşıma Teklifi Aldım”

Uludemir, lojistik sektöründe faaliyet gösterdiği dönemde kendisine Polonya’ya para taşıma teklif edildiğini öne sürdü.

Bursa’daki fabrikalardan yurt dışına taşımacılık yaptığını anlatan Uludemir, bir Polonya yüklemesinde konteynerin bir bölümünün para taşımak için kullanılmak istendiğini iddia etti.

Bu teklif karşılığında kendisine Alanya Limanı üzerinden ücretsiz mazot sağlandığını söyleyen Uludemir, görüşmelere ilişkin kayıtların soruşturma dosyasında bulunduğunu belirtti.

“Sürat Kargo Üzerinden Yasa Dışı Lojistik” İddiası

Programda Uludemir, geçmişte Sürat Kargo bayiliği almak istediğini ancak yaptığı araştırmalar sırasında örgütün lojistik ağını yasa dışı faaliyetlerde kullandığını fark ettiğini iddia etti.

Uludemir, örgütün uyuşturucu, silah ve farklı yasa dışı taşımaları lojistik ağlar üzerinden yürüttüğünü öne sürdü.

“FETÖ’nün Ana Finans Kaynakları: Uyuşturucu, Silah ve Altın”

Uludemir, FETÖ’nün ana finans kaynaklarının uyuşturucu, silah ve altın olduğunu iddia etti.

Bu alanların ilerleyen yayınlarda daha detaylı ele alınacağını belirten Uludemir, örgütün legal ve illegal tüm yöntemleri kullanan bir yapı olduğunu savundu.

“ByLock, Signal, Ankesör ve Çöp Yöntemi”

Uludemir, örgütün haberleşme yöntemleri hakkında da dikkat çeken bilgiler verdi.

Örgütün geçmişte ByLock, Signal, ankesörlü telefonlar ve ortak e-posta hesapları kullandığını belirten Uludemir, son dönemde ise “çöp yöntemi” adı verilen yeni bir sistemin devreye sokulduğunu iddia etti.

Uludemir’e göre örgüt mensupları belirlenen gün ve saatte hazırladıkları notları veya raporları çöp kutularına bırakıyor, başka bir kişi kısa süre sonra bu bilgileri alarak örgüt içi iletişimi sağlıyor.

“Işık Evleri Yeniden Faaliyete Geçiriliyor”

Uludemir, FETÖ’nün son iki yılda yeniden canlanmaya çalıştığını iddia etti.

Türkiye’de ve yurt dışında bazı ışık evlerinin yeniden faaliyete geçirildiğini söyleyen Uludemir, Kırgızistan’da da öğrencilerin devşirilmeye çalışıldığını öne sürdü.

“Özkan Yalım Ayrı Bir Dosya”

Programda Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında da ilerleyen bölümlerde yeni açıklamalar yapılacağı ifade edildi.

Uludemir, Özkan Yalım için “FETÖ’nün pavyon imamı” ifadesinin kullanıldığını ancak dosyadaki gizlilik nedeniyle şu aşamada ayrıntı paylaşmayacağını söyledi.

“Bülent Tanış, Özgür Özel’e Destek Veriyor”

Programın sonunda Uludemir, Bülent Tanış hakkında da iddialarda bulundu.

Tanış’ın Özgür Özel’e destek verdiğini ve devam eden soruşturmalarda süreci etkilemeye çalıştığını öne süren Uludemir, Tanış’ın Özel için “kahramanım” ifadesini kullanmasını da dikkat çekici bulduğunu söyledi.

Uludemir, bu desteğin siyasi ve örgütsel geçmişle bağlantılı olduğunu iddia etti.

“Ben Bildiklerimi Devlete Anlattım”

Enis Uludemir, program boyunca yaptığı açıklamaların kişisel husumetten kaynaklanmadığını söyledi.

Özgür Özel’in ileride CHP Genel Başkanı olacağını bilmesinin mümkün olmadığını belirten Uludemir, örgüt içinde kendisinden istenen çalışmaları yaptığını ve yıllar içinde bildiklerini devlet makamlarına anlattığını ifade etti.

Uludemir, elindeki bilgi ve belgelerin savcılıklara teslim edildiğini, bundan sonraki süreci yargının değerlendireceğini söyledi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın

Aşağı kaydırdıkça sonraki haber otomatik yüklenir